-
yardım edin.
2 gündür van’da bulunan Nil Akdemir’in soğuk parmaklarından. affınıza sığınarak hiç bir düzeltme yapmadan aktarıyorum.
icim degisti burda.. 2 gùnde bùyùdùm sanki.. Kiziyorum kendime, sicacik evimden yatagimdan nefret ediyorum.. Ruhum degisti burda.. Ucaktan indim, havaalaninin bi bölùmù yikilmis,yeni binasi bitmeden acilmis, gazeteciler nekadar akin ediyorsa halk da bir okdar telasla kaciyor vandan.. imkani olanlar tabi..
Sehrin icinden geciyoruz arabayla,herkes ellerinde bavullarla gidiyor yada bayram otele bakmaya kosuyor, uzaktan bakiyorum bayram otele inanamiyorum… tùm dùkkanlar kapali, camlari vitrinleri kirilmis, catilar apartman sıvaları sokaklara dökùlmùs, hepsi catlaklar icinde..
beyoglu belediyesinin yardim ettigi gedikbulak köyùne geciyorum, tek bir ev yok saglam kalan. moloz köy resmen insanlar yardimlar olmasa perisan komple. Hastalar, göcùk altindan cikanlar catlayan hastaneler yùzùnden geri gönderilmisler. herkes cadirlarda,kurulan yemek cadirimizdan 3 ögùn yiyorlar.
Isiticilar kiyafetler dagitiyoruz, yikanamiyorlar, kurulan 3 camasir cadirinda elimizden geldigince yikatmaya calisiyoruz, aksam oluyor, deli gibi ayaz ve soguk, yok böyle bisey… vana dönùyoruz, ulastirma bakanliginin gönderdigi ucakla cocuk esirgeme kurumundan 120 cocugu kefken genclik yaz kampimiza gönderioruz.
Havaalaninda beklerken kùcùk bir artci oluyor cocuklarin psikolojileri mahfolmus, ciglik cigliga kapiya kosuyorlar. bayram otele geciyoruz, tùm gazeteciler orda. enkazin tam yanindayim inanilmaz soguk,ekipler deli gibi calisiyor.sessizlik istiyorlar..
O otelin önùnde,koca yikintinin dibinde tùm makineler durduruldugunda ölùm sessizligi cöktùgùnde, gazetecilerin arkadaslari icin ettikleri dualar arasinda göcùgùn altindaki insanlari hissediyorum resmen, hicbirsey yapamadan yerimde elimde kameramla kayittayken tùm kalbimle “neolur” diye yalvarirken, icimden umudun ne demek oldugunu ögreniyorum..
Makineler calisiyor tekrar. agliyorum,gazetecilerin herkesin caresizligi yùzlerinden akiyor,hava kararinca daha iyi anliyorum, burasi hayalet sehir,tek bir evin isigi yok, geri dönùyoruz köye, tùm personel ve halk gibi cadirda uyuyorum,4 battaniyem var,sabah köye iniyoruz cekim icin
Bir tane ev yok ayakta kalan,halk perisan,gözyaslari icinde nasil göcùk altindan ciktiklarini kaybettiklerini anlatiyorlar,her hanede en az 4 cocuk, karisi ölen 5 cocugu ile ortada kalan bir baba,göcùk altindan cikan 3 aylik bir bebek,hastanelerden geri gönderilen hastalar…
Kalbim sıkışıyor her cadirda, genc kizlar, cocuklar.. Prefabrik diye yalvariyorlar,yakinda gelecek diyoruz,o an lapa lapa kar basliyor,yemek cadirina siginiyoruz,elektrikler gidiyor her yerde,dùsùnùyoruz donuyoruz.
“evin yok cadirdasin,yakinlarin ölmùs evin yikilmis,lapa lapa kar yagiyor,bilege kadar kar tutmus,elektrik kesik,isinamiyorsun ve cocuklarin var,ölmek icin hersey mevcut burda” kara kara dùsùnerek yikilan ilkokulun enkazi önùndeki ateste asik olduguma not yaziyorum
“aramizdaki yillardir sùren simarik sevgiden nefret ediyorum” kayitsiz sartsiz yardimi ilgiyi sevgiyi burdaki yardim edenlerin ve yardima muhtaclarin yùzùnde görùyorum.. Cocuklar.. Jeneratör de gidiyor yemek cadirindaki,jandarma geliyor,yanasiyorum yanlarina soruyorum
Kac tane böyle köy var diyorum 21 die cevap veriyorlar,agzim acik not etmeye calisiyorum,2 gùndùr icimi paylastigim arkadasim idile not edebildiklerimi gönderiyorum, herkesin psikolojiler bozuk, calisanlar sorumluluklarina tutunuyorlar. bunlari saatlerdir sogukta parca parca mesajlarla idile gönderiyorum.
Uzerimde 3 kazak 2 tisört 1 sweet ve montum olmasina ragmen titriyorum,elektrikler yok, buz gibi cadiri dùsùnùyorum, tuvalete gidemiorum ùsùmekten,bu bende olanlar,peki ya cocuklar..
icim degisti burda,ruhum degisti, bùyùdùm.. Kalbime aklima bayram otelin sessizlik ani cöktù.. Tek dùsùnebildigimse cocuklar.. Yardim edin! -
Van için acil..
şu anda van’da bulunan bir arkadaşımın mesajını size iletiyorum;
“idil çılgınlar gibi kar yağmaya başladı burda, çorap kazak ne varsa yine göndersin insanlar.. özellikle annesi ölen bebeklere “aptamil mama” lazım.”
ptt hala saat 16:30 a kadar van için göndereceğiniz kargoları ücretsiz alıyor.bunlara ek bilgi olarak orada ihtiyacın büyük olduğu köylerin isimlerini yolladı bu gün.
mesajı yine sizlere iletiyorum;
“idil olay şehir değil ben gedikbulak köyündeyim,ptt ye birakirken buranin ya da gönderilmek istenen köyün adi yazilabilir,en cok yardima muhtac olanlar; gedikbulak, derebey, kumluca, adigüzel, ermişler, sağlamtaş, çakirbey, calphan, colpa, ocakli,hıdır..”
göndereceğiniz kargoya yer ismi belirtirseniz köylere daha çabuk ulaşılır.. ikinci depremle ihtiyaçlar yine arttı. yardımlarınızı eksik etmeyin. -
Cesaret edemediğimiz için kaybettiğimiz binlerce şey’e itafen..
-
“hayatın akışına bırak kendini akıntıya karşı yüzme” derler ya hani. ya o akıntıda bişeye çarparsam korkusunu hissederim her bu tavsiyeyi duyduğumda. hayata güvenmekte öyle bişey ki, sanki kayalıklardan oluşmayan seni istediğin yere götüren bi su gibi. ne zaman böyle akan bir su görsem hemen o suya dokunmak isterim. sonra kendimi onun içine bırakıp beni en güzel yerlere götürdüğünü hayal ederim.. sonra gerçeklere dönüp boğulmadan çıkmak isterim o sudan. hayaller sadece gözlerin kapalıyken güzel.
-
çok soğuk akarsuya sahip akyaka diye bir yere gittik. yüzüklerin efendisindeki gibi yapılar vardı böyle dağın içine oyulmuş. yani en azından ben hep öyle yapılar görünce yüzüklerin efendisindeki gibi hissetmek istiyorum. bir de mevkinin adı “akyaka” olunca daha bi film vari oluyo. sanki böyle eski ingilizceymişte ismi türkçeye çevirmişler gibi.
-
yalan mı söyledi gerçek mi ayırd edemedim. sadece “su gibi olmak lazım bu hayatta” dedi o kaldı aklımda. yüzünü bile unutuyorum. garip. kim olduğunu tanımıyorum bile yine de insan yazıcak bişeyler buluyo o kısa zaman içinde. bi yudum su gibi aslında, o suyu içip içmemen gerektiğini çok kısa zamanda anlıyosun.
-
gece çekiminin hastası olan bi insan olarak lydia gurubunun çok sevdiğim one more day parçasını işitince olanlar olmuştu. birde ben su altını en az üstü kadar severim= )))
-
Yiğit Pınarbaşı - Blog: The Revolver.
“There is something about yourself that you don’t know. Something that you will deny even exists, until it’s too late to do anything about it. It’s the only reason you get up in the morning. The only reason you suffer the shitty puss, the blood, the sweat and the tears. This is because you want…
Posted on July 20, 2011 via [jiɣit] with 7 notes
Source: yigitpinarbasi
-
Plays: 234[Flash 9 is required to listen to audio.]
telefona kaydettim kelimelerin yetersizliğine, sizinse affınıza sığınarak
sırt üstü konuşmalar tavanıma sinmiş,
nasıl tükendiğimi kelimelerim hissetmemiş.
ellerim çekildi ta kalbime kadar.
ne yaptın, ne ettin inan
__ kadar.

